Serhatın Sesi / Serhat Diyarından Haberler
Serhatın Sesi / Serhat Diyarından Haberler
  • EURO : 10.1180
  • DOLAR : 8.3524
  • STERLİN : 11.7959
  • G. ALTIN : 513,23
  • GÜMÜŞ : 7,62
Haberler / Kültür Sanat

Saklı Seçilmişler / Soner Yalçın / Kırmızı Kedi Yayınevi

02.05.2021

Saklı Seçilmişler / Soner Yalçın

SİZ ONLARI DEĞİL; ONLAR SİZİ SEÇTİ

Kırmızı Kedi Yayınevi

 

Yerli tohum, tohum ıslahı, verimli tohum konularının tartışıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Bu konularla ilgili araştırma sonuçlarını Saklı Seçilmişler kitabında okuyabilirsiniz.

Yazar Soner Yalçın kitabında derin araştırmalar ve somut örneklerle yerli tohumların nasıl yok edildiğini anlatıyor. Tohum-ilaç-zehir-ilaç bumerangıyla küresel şirketlerin nasıl milyar dolarlar kazanıyor? Beğenilmeyen cumhuriyet döneminde kaç tane tohum ıslahlarının yapıldı? Küresel şirketlerin bunu sadece para kazanmak için mi yapıyorlar? Bu soruların cevabı ve daha fazlası Saklı Seçilmişlerde.

Kitabın içeriğinden bazı kesitler şöyle:

Soner Yalçın tüm belgeleri ile kendi dilinden kitaba şu şekilde aktarmış. ABD, AB ve küresel baronların daha çok kazanç elde edeceği kirli bir düzen kurulmuş. Bu düzen her ülkede yerli işbirlikçi patronlar ve iktidarlar bulunarak veya iktidara getirilerek kurulmuş. Tabi bu düzenin yanında Dünya Bankası, IMF ve Dünya ticaret örgütü adlı şeytan üçgeni de yer alıyor.

Bir film düşünün. İlk sahne sıradan bir olayla başlar. Film ilerledikçe gelişmelere inanamazsın. Dehşete kapılırsın Film biter. Etkisinden kurtulamazsın Korkarsın. Bu kitabın yazım sürecinde ben bunları yaşadım

İşte; İlk sahne; Altı yıl önceydi… Bir haber gazetelerde ve onlarca haber sitesinde yer aldı.

Haberlerde şu bilgi vardı: Kimyasal bir maddeydi. Süt ve süt içeren ürünleri satan şirketler, maliyetlerini düşürmek için ürünlere, bu zararlı kimyasal maddeyi ekleyip raf ömrünü uzatıyordu. Yoğurt, ayran, peynir, gofret çikolata vs. içine bu ‘’tebeşir- alçı taşı’’ gibi ‘’solitin’’ koyarak insanları zehirliyorlardı!

Böbrek rahatsızlıkları ve devamlı yorgunluk halinin, hafıza kaybı ve şizofreninin sebebi işte bu ‘’solitin’’ idi.

Süt içen, çikolata, gofret yiyen çocuklarımızı zehirliyorlardı. İnanılacak gibi değildi…

"Solitin’’ diye bir kimyasal madde henüz keşfedilmemişti! Hepsi hayal ürünüydü. Bu bir kara propaganda idi. Peki… Haber yapılan, sosyal medyalarda binlerce kez paylaşılan makaleyi kim hangi amaçla yazdı?

Evet… Okuduğunuz makale baştan aşağıya yalandı. Kuşkusuz… Süt ve süt içeren ürünlere ne olduğu belli olmayan ‘’solitin’’ koyup satmıyor gıda şirketleri. Bu yalan haber hakikatin üzerini kapatmak için mi medyaya sızdırıldı?

Bir top keki toptancısı 15 kuruşa satıyor. Un, yumurta ve yağ ile yapsanız 30 kuruş malzeme maliyeti var; keza ambalajı, üretici kârı, nakliyesi ve toptancı kârı eklenince nasıl o fiyata satılabiliyor? Çünkü kek değil; kek benzeri kimyasal bir şey’’ alıp yiyoruz.

Pul biberin, karabiberin, kimyonun içinde ne var? Kilosu 5 liraya satılan sucuklarda gerçek baharat mı var sanıyorsunuz?

Evet… Yediğimiz yiyeceği sindirmek, moleküllere ayırmak ve besinleri bağırsaklarımızdan vücudumuzun geri kalanına dağıtmak için milyonlarca yıl içinde programlanan vücudumuz, beslenme değeri az ve kalorisi yüksek kimyasal gıdaları tanımıyor.

İşte… Bu da vücudun bağışıklık sisteminin yıkılmasına sebep oluyor.

Dünyada şeker /Tip 2 diyabet 1990-2010 yılları arasında yüzde 35 oranında arttı. Bugün Amerikan nüfusunun üçte ikisi aşırı şişman ve obez.

Maalesef öyle bir gıda düzeni kuruldu ki, keyif vermesi gereken yiyecekler, endişe hatta suçluluk kaynağı oldu!

Hekimler sürekli uyarıyor. Onlarca uzman yazıyor, konuşuyor:

"Şunları şunları yemeyin!’’ Haklılar.

"Onu yemeyelim’’, ‘’bunu içmeyelim’’ Tamam! Ancak… Meselenin dile getirilmeyen/ gizlenen çok önemli yönü var: Doktorlar, uzmanlar sadece ‘’gıda terörüne sebep olan yiyecekleri söylüyor.

Bir eksiklik yok mu:

Bu ‘’kimyasal zehir düzenini’’ kimler yarattı?

‘’Gıda teröristlerini’’ pazara sokan perde arkasındaki ‘’baronların amaçları ne?

Hangi küresel şirketler, ABD-AB dayanağıyla, IMF- Dünya Bankası- Dünya Ticaret Örgütü ‘’şeytan üçgeniyle’’ Türkiye gibi azgelişmiş ülke pazarlarına girdi?

Bu kirli gıda düzenini kimlerin kurduğu neden hiç gündeme getirilmiyor?

‘’Zehir piyasasının’’ siyasi iktisadi yönüne hiç değinilmiyor. DP’ den ANAP’ tan AKP’ ye uzanan siyasal iktidarların rolleri konuşulmuyor… Yerli işbirlikçilerden bahsedilmiyor.

ERDOĞAN’IN TOHUMU

Türkiye sadece ABD’ den… Melez tatlı mısır tohumu, melez mısır tohumu, mısır tohumu, kızıl buğday tohumu, buğday çavdar melezi tohumu, pamuk tohum, kabuksuz bezelye tohumu, kabuksuz fasulye tohumu, adi fasulye tohumu, yulaf tohumu vb. satın aldı.

Türkiye’ nin en çok tarım ürünü satın aldığı ülke, binlerce kilometre uzaklıktaki ABD!

Erdoğan tohumumuzu öldürdü

Tarih: 2 Ekim 2006.

TBMM önünde küçük bir grup basın açıklaması yaptı. Ellerindeki pankartlarda şunlar yazılıydı:

Tohumlarımızı yasaklamak ülkemizi silahsız işgal ettirmektir.

Tohum Yasası tohum çeşitlerimizi yasaklayacaktır.

Basın açıklamasını Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın okudu:

‘’Çokuluslu şirketlerin tohum piyasamızı ele geçirmelerine zemin hazırlayarak, ülkenin geleceğini pazarlayan Tohumculuk yasa tasarısı geri çekilmelidir.’’

Şu soru önemli :

AKP – İktidar olur olmaz- tohum meselesine neden el attı?

‘’Görevle’’ mi iktidara getirildi?

Erdoğan Özal’ ın yolundan gidiyordu…

Tohumculuk Kanununun 5. Maddesinde, ‘’ Bakanlık tarafından, bitkisel ve tarımsal özellikleri belirlenerek, sadece kayıt altına alınan çeşitlere ait tohumlukların ticaretine izin verilir.’’

AKP, Türkiye tarımının planlı şekilde çökertilmesine ve tohumumuzun – bitkimizin küresel bitkilerin kaderine terk edilmesine olanak verdi.

Böylece Türk çiftçisine ‘’sen kendi tohumunu kullanamazsın’’ denilerek Anadolu’ daki zengin biyoçeşitlilik yok edilmeye başlandı.

Bakınız:

Neyin yok edildiğini bilmelisiniz: Anadolu coğrafyasında 11 bin bitki türü yer alıyor ve bununda yaklaşık 3 bin – 3 bin 500 kadarı endemik

Mesele sadece tohum ve tohumun uyumu için ilaç gübre satıp para kazanmak mı? Bu kadar basit değil. Derine kazmadan gerçekler ortaya çıkarılamaz!

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş